Doğa ve Canlıları Haberle

Et Tüketiminin Vücut Kokusuyla Ne İlgisi Var?

Ekleyen Gizem

HaberleTV Yorumu: Genlerden gelen özellikler göz, saç ya da ten rengini belirlemekten çok daha farklı işlevlere sahip. Üstelik vücut kokunuzun nasıl olacağı hatta ter kokunuzun ne düzeyde olacağına genlerin etkisi büyük!

Amerikan Dermatoloji Akademisi konuşmacısı dermatolog Dr. Debre Jaliman bu konu hakkındaki açıklamaları ise şöyle: ‘’Cildimiz üzerinde belli bir bakterinin oluşması sonucu, insan terinin fermantasyonu gerçekleşir. Bunun sonucunda bi burnumuza hoş gelmeyen o kokuları algılarız. Her insanın ter kokusu da kendine hastır. Bu konuda yaptığımız araştırmalarada, inceledğimiz insan tenlerinde ter kokusuna sebep olan binden fazla bakteriyi keşfettik.’’

Yaş Ter Kokusunu Değiştiriyor

Uzmanlar, yaş ilerledikçe ter kokusunun da değiştiğine inanıyor. Her ne kadar bu yaş ile ter kokusu arasındaki bağlantının mekanizması tam olarak açıklanamasa da yaş ilerledikçe ten üzerinde bakterinin davranışlarının, yapısının değiştiği bu sebeple ter kokusunun da değiştiği ifade ediliyor.

DNA ve Yaş Dışında Yiyecekler de Etkili

DNA ve yaşın ilerlemesi bir yana yiyecekler de ter kokusunu değiştiren başlıca sebeplerden biri sayılıyor. Yiyeceklerinin etkisi DNA ve yaşa göre daha geçici olsa da sebep oldukları kötü kokular günlük hayatta birçok probleme yol açabiliyor.

Brokoli, Lahana ve Karnabahar

Bu besinlerdeki sülfür vücut kokusunu etkileyen, değiştiren en önemli etken. Bu sebzeler her ne kadar yararlı olsa da tükettikten sonra yaklaşık bir saat içerisinde vücuttan çıkan kötü bir kokuya sebep oluyor. Turpgillerden olan bu sebzelerin sebep olduğu kötü kokuyu azaltmak için ise bir miktar tuzlu suyla kavrulması öneriliyor.

Kırmızı Et

Kırmızı etteki amino asitler, sindirim boyunca bağırsakta bazı kalıntılar bırakıyor. Bağırsak enzimleri ise görevleri gereği bu kalıntıları parçalıyor. İşte bu parçalanma işlemi sırasında vücutta bazı kokular oluşuyor. Sebzelere göre de daha fazla ter kokusuna sebep olmaya sebep olarak da sindirim süresinin uzun olması gösteriliyor. Et tüketiminizi hem sağlık açısın hem koku açısından sınırlandırarak bu negatif etkiden uzaklaşabileceğiniz belirtiliyor.

Balık

Balıkta bulunan Omega-3 yağ asidinin beyin ve diğer vücut organları üzerindeki etkisini tartışmaya bile gerek yok. Bu sebeplerdendir ki haftada en az 2 öğün balık tüketilmesi öneriliyor. Tuna ve Somon balığında bolca bulunan kolin maddesi balıktan koku yayılmasına sebep olan esas etken olarak gösteriliyor. Bunun önüne geçebilmek için ise sürekli bu tür balıkları tercih etmektense farklı tür balıkları hafta içerisin tüketmek gerektiği vurgulanıyor.

Düşük Karbonhidrat Diyetleri

Yüksek karbonhidratlı yiyeceklerin de vücut kokunuzu arttırıp değiştirdiği gibi bunu düşük karbonhidrat diyetleri için de söylemek mümkün. Karbonhidrat alımı azaltıldığında vücut karbonhidrat yerine yağları yakmaya başlıyor. Uzmanlara göre yağ yakımı başladığı zaman da vücuttan kimilerine göre tırnak ojesi kokusuna benzer kokular çıkmaya başlıyor. Bunu çözümü ise elbette diyette makul oranda hem protein hem yağ hem de karbonhidrat bulunması.

Yazar Hakkında

Gizem

İTÜ'lü mühendis, sanatsever piyanist, haber ve sanat programı yapımcısı, editörü, sunucusu. Ayrıca bir Fransızca aşığı.

Bir Yorum Bırak