Doğa ve Canlıları Haberle

CBD Yağı Nedir ve Gerçekten İşe Yarar mı?

Ekleyen Gizem

HaberleTV Yorumu: Tıbbi marijuanaların popülaritesi yurtdışında almış başını giderken, birçok medikal ürün de kenevir yağından oluşturulmaya devam ediyor. Onlardan en çok tercih edilenlerinden biri de CBD yağı. Peki nedir bu yağın sırrı?

Bu yağ bazı insanlar için çok rahatsız edici olsa da çoğu bilim makalesine ve anektotlara göre kanserde bile tedavi amaçlı kullanılabiliyor. Fakat fikir birliğine varılan bir nokta ise bu yağın tedavi amaçlı da olsa, ticari tedavi yöntemlerine kesinlikle dönüştürülmemesi.

Devlet Tarafından Düzenlenmedi

Fak at kenevir yağı söz konusu olduğunda bütün bilim insanları kesinlikle uyarılarda bulunuyor. Uyarılar daha çok devletin ya da önde gelen sağlık kuruluşlarının henüz bir denetleme yapmadığı ya da sağlık açısından ayrıntılı bir şekilde test edilmediği yönünde oluyor.

Kenevir Yağı Aslında Nelerden Oluşur?

Aslında bu yağ kenevir bitkisi  Cannabis Sativa’nın konsantre likitinin çıkarılmasıyla oluşuyor. Besin takviyeleri gibi ya da diğer yağlar gibi çıkarılma yöntemlerine, o sırada bitkinin durumuna, tazeliğine, özelliklerine göre içerisindeki kimyasalların ve yağıtaşlarının özellikleri değişebiliyor.

Cannabinoids Sınıfı

Kenevir bitkileri ise yüzlerce bileşik oluşturabiliyor. Fakat en bilinenleri ise Cannabinoids sınıfında bulunan bileşikler. Cannabinoids arasında ise en bilinen ve çeşitli besin takviyelerinde dahi bulunabilen THC (tetrahydrocannabinol) ve CBD (cannabidiol). THC ve CBD arasındaki fark ise psikoaktif olup olmadıklarından maynaklanıyor. THC psikoaktif özellik taşırken CBD bu özelliğin belirtilerini göstermiyor.

Unutulmaması Gereken Uyarılar

Pennsylvania Perelman Tıp Fakültesi’nden asistan profesör Marcel Bonn-Miller’ın bu konudaki ifadeleri ise şöyle: ‘’Her ne kadar bu yağın ilk aşamada olumsuz etkileri yokmuş gibi gözükse de, ilerleyen düzeylerde özellikle THC’nin ne kadar etki göstereceğini bilemiyoruz. En basit haliyle şöyle düşünün; iki insan brownie yiyebilir fakat biri bunu bünyesinde çok daha hızlı bir şekilde yağ olarak depolarken, diğerinde böyle bir etki söz konusu olmayabilir. Aynı şekilde değerlendirdiğimizde kimi insanada bu madde psikoaktifliği sebebiyle olumsuzluğa sebep olurken diğerinde olmayabilir. Bu durum aslında bize çok tehlikeli bir riski ifade eder! Aynı zamanda bu bitki 1. grup ilaçların kullanımında yer alabilecek bir türdür. Bu gruptaki ilaçlardaysa zarar verme, yan etki gösterme özellikleri çok yüksek derecededir.’’ Aslında tüm bu ifadelerle Bonn-Miller bu yağın ne kadar da tehlikeli olabileceğini gözler önüne seriyor.

Yazar Hakkında

Gizem

İTÜ'lü mühendis, sanatsever piyanist, haber ve sanat programı yapımcısı, editörü, sunucusu. Ayrıca bir Fransızca aşığı.

Bir Yorum Bırak